SAÇ EKiMi

MÜZİK

SAĞLIK

LCD TV

ADSENSE

MSN

YEMEK

LOST

TATİL

KALKAN

ViDEO

İlginç Hikayeler

Fıkralar

Ortaya Yanar Dönerli

Özlü Sözler

İlginç ve Komik Resimler

Ayraniçin Maceraları

Karikatürler

Komik Videolar

Bebek Resimleri

Bush ve Tayyibim

Adsense ve Adwords

Oyunlar

Yanlızmısınız? Artık hiç kimse yanlız kalmayacak? Tıklayın ve yanlızlığınıza son verin... TEKNOLOJi HABERLERi - EMESENCİ ( MSN'Cİ ) - Blogcu




EMESENCİ ( MSN'Cİ )

22/3/2008 - MacBook Air: Ebatları ile problemlere sebep oluyor... Fazla ince

 

 

MacBook Air: Ebatları ile problemlere sebep oluyor.MacBook Air ince tasarımı ile ilgi odağı olmayı başarıyor. Fakat bu ufak ebatların bazı dezavantajları var. İşte iki Amerikan bunu birinci elden tecrübe etti.

Michael Nygard sadece uçak ile San Jose'ye gitmek istiyordu. Fakat blogunda yazdığına göre güvenlik kontrollerinde beklenmedik bir problem oluştu. Güvenlik görevlileri yepyeni MacBook Air'ini bir bomba sandılar. Bağlantı arayüzü ve optik sürücüsü olmayan bir laptop görevliler için makul değildi. Uzun açıklamalardan sonra görevliler

gizemli cihazın fonksiyonsuzluğuna ikna oldular ve Nygard'a geçiş izni verdiler. Fakat uçuşunu kaçırmıştı bile.

Newsweek yazarı Steven Levy blogunda farklı bir ikilemden daha bahsediyor: MacBook Air'i sanki yer yarıldı ve içine girdi. Uzun ve başarısız bir arama girişiminden sonra sadece tek bir mantıklı açıklama kaldı: Karısının çöpe attığı bir gazete yığınının arasına karışmış olmalıydı.
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

20/3/2008 - Sony Ericsson XPERIA X1, iPhone ve N95 ile karşılaştırılabilecek

 

 

Sony Ericsson XPERIA X1, iPhone ve N95 ile karşılaştırılabilecek düzeyde bir telefon.

 

 

Sony Ericsson'un yeni modeli XPERIA™ X1, firmanın Windows Mobile 6 işletim sistemli ilk cep telefonu (ya da cep bilgisayarı). Telefonun 2008'in ikinci yarısında piyasaya çıkması planlanıyor.

Sony Ericsson Türkiye internet sitesinde de resmi olarak (www.sonyericsson.com) duyurulan ve XPERIA serisinin ilk modeli olan X1, bir iPhone alternatifi olarak da düşünülebilir. Çünkü WVGA (yani 800x480) çözünürlüğündeki, 65536 renk destekli 3 inçlik geniş dokunmatik ekranı, neredeyse telefonun tüm yüzünü kaplıyor. Fakat telefonda yazı yazmak için iPhone'da olduğu gibi ekranı kullanmak zorunda değilsiniz: Ekranın altındaki JoyStick ve birkaç tuşa ek olarak yan tarafa kayarak açılan Q klâvye, metin girişinde kolaylık sağlıyor. Yine de ekranı kullanmak isterseniz, dokunmatik ekran, el yazısını tanıyabiliyor.

 

X1'in multimedia özellikleri çok gelişmiş: 3.2 megapiksel çözünürlüğündeki AutoFocus destekli kamera, karanlık ortamlar için bir fotoğraf ışığıyla desteklenmiş. Kamera, video konusunda oldukça iddialı: VGA (640x480) çözünürlüğünde saniyede 30 kare hızında video çekebiliyor. Dahili FM radyosu da bulunan telefon, Windows Media Player Mobile ve PlayNow™ gibi yazılımlar sayesinde medya oynatıcı cihazları aratmıyor.

Bağlanabilirliği oldukça fazla olan telefonda GSM/GPRS/EDGE ve UMTS/HSDPA/HSUPA desteği bulunuyor. Ayrıca Stereo BlueTooth™, USB ve WLAN bağlantı seçenekleri, telefonun herkese hitap etmesini sağlıyor. Telefonun 400 MB'lık dahili hafızası, MicroSD ile genişletilebiliyor. Sony Ericsson'un bu üründe neden kendi hafıza kartı türü MemoryStick yerine MicroSD kullandığı ise merak konusu.

 

Microsoft'un en son mobil işletim sistemi Windows Mobile 6 Professional, Sony Ericsson'un kendi yazılımlarıyla birleşince telefonda yazılımsal bir eksiklik kalmıyor: Internet Explorer Mobile, Java, 3 boyutlu oyunlar, PlayNow™, ActiveSync®, Microsoft® Outlook Mobile, Microsoft® Office Mobile (Word, Excel, PowerPoint), Windows Media™ Player Mobile, Windows Live™ ve daha birçok yazılım, Sony Ericsson XPERIATM X1'de yer alıyor. Bu da X1'in çok yönlü bir telefon olduğunu gösteriyor.

110 x 53 x 16.7 mm boyutları ve 145 gr ağırlığıyla X1, bir cep telefonu için hantal fakat bir cep bilgisayarı için küçük sayılabilir. Siyak ve gümüş renk seçenekleriyle satışa sunulması planlanan XPERIA X1'in fiyatının ne kadar olacağı ise henüz belli değil.

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

19/3/2008 - Net te Oltaya Gelmeyin ! Özellikle bankaya giriyorsanız bu dedik

Net te Oltaya Gelmeyin

İnternette 'hacker'larla mücadele eden bankalar, cep telefonuna gönderilen tek kullanımlık şifre veya giriş yapılan web ekranını kullanıcının belirleyeceği resimle özelleştirmesi gibi yöntemlerle sitelerini güvenli hale getirmeye çalışıyor.

Bankacılık, internetin iş alanında en çok kullanıldığı sektörlerin başında geliyor. İnternet üzerinden bankacılığın geniş kitlelere ulaşması bu alanı tehlikelere de açık hale getiriyor.

Sanal âlemin korkulu rüyası hacker?lar türlü numaralarla kullanıcıların hesaplarını ele geçirmeye çalışırken, bankalar da yeni yöntemlerle sitelerini giderek daha güvenli hale getirmeye çalışıyorlar. Bankaların saldırılara karşı uygulamaya başladığı yöntemler arasında şunlar yer alıyor:

Phising (olta) saldırılara (bankalar tarafından gönderilmiş gibi görünen sahte e - posta?larla kullanıcının bilgilerinin çalınması) karşı kullanıcının şifre ve parola girdiği web sayfasını kendisinin belirleyeceği bir resimle kişileştirmesi.

İşlem sırasında kullanılacak olan şifrenin ilgili kişinin cep telefonuna gönderilmesi. Bu şifre tek kullanımlık oluyor.

Kullanıcının her girişte yeni şifre belirlemesini sağlayan taşınabilir mini cihazlar.

Şifre, parola girişinden sonra kullanıcıya kişisel sorular sorularak kimlik tespiti yapılması.

Online işlemin ardından tüketicinin cep telefonuna bilgi mesajı gönderilmesi.

Sanal klavye ile giriş yapılması.

Tüketicilerin internetten yapacakları online işlemleri sınırlandırmasına veya her bir işlem türü için limit koymasına izin verilmesi.

Online işlem yapılmasına imkân sağlayan tüm bankalar, ilgili web sitelerinde, bu işlemlerde dikkat edilmesi gereken hususları tüm detaylarıyla bildiriyor.

SSL protokolünü desteklemeli

Online bankacılık işlemi yapılan sitenin SSL protokolünü destekleyip desteklemediğini kesinlikle kontrol edin. SSL protokolünde 40 bit ve 128 bit şifreleme kullanılıyor. 128 bit şifrelemede 2128 değişik anahtar var ve bu şifrenin çözülebilmesi çok büyük bir maliyet ve zaman gerektiriyor. Bu yüzden güvenli bir alışveriş için, sitede SSL güvenlik anahtarı olup olmadığı mutlaka kontrol edilmeli.

Güvenli çıkış tuşunu kullanın

İnternet bankacılığı işlemlerinde kullanıcının dikkat etmesi gereken noktalar ise şöyle:

Kimlik ve kişisel finansal bilgilerinizi isteyen e - posta?ları kesinlikle doldurmayın.

Bankalardan gelmiş gibi gösterilen ve sizden şifre, kullanıcı adı, müşteri numarası, kredi kartı numarası, kimlik numarası gibi bilgileri talep eden e - postalara yanıt vermeyin, çünkü bankalar e - posta yoluyla hiçbir şekilde müşterilerin kişisel bilgilerini istemiyor.

İşlem yapmak için girdiğiniz sitede fazla vakit harcamayın. Sisteme giriş yaptığınız süre içerisinde, bilgisayarınızın başından kalkmayın.

Sistemden kesinlikle 'güvenli çıkış? butonuna 'tık?layarak çıktığınızdan emin olun.

Banka hesabınızı, kredi kartlarınızı ve banka kartlarının ekstrelerini düzenli kontrol edin, şüpheli gördüğünüz durumlarda bankanızla irtibata geçin.

İnternet tarayıcınızın güncel olduğunu ve tüm güvenlik ayarlarının yüklendiğini kontrol edin. Bilgisayarınızda güncel bir virüs koruma programı olmasına dikkat edin.

Güvenlik duvarı (firewall) kullanın.

İnternette bankacılık işlemlerinizi güvenliğinden emin olmadığınız bilgisayarlardan yapmayın. İnternet kafe gibi umuma açık yerlerdeki bilgisayarları kesinlikle kullanmayın.

Erişmek istediğiniz web sayfasının adresini tarayıcınızın adres satırına kendiniz yazın. Gelen bir postadaki linke 'tıklayarak sayfa açmayın. Bankanın direk adresini yazın ve öyle girin... Keklik olmamak için uyanık olmak lazım...
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

9/1/2008 - Wireless ( kablosuz internet ) ve İnternet Hakkında Bilmedikleri

Wireless ( kablosuz internet ) ve İnternet Hakkında Bilmediklerimiz
 
Türkiye'de wireless (kablosuz internet) kullanımı hızla artıyor. Wireless kullanıcıları kendilerini bekleyen tehlikeden habersiz.

İnternetin tehlikelerini anlatan güvenlik uzmanı İnan Taptık, "Wireless (kablosuz internet) üzerinden aldığınız ve yolladığınız e-mail'lerden bankacılık bilgilerinize kadar ekranınızdaki her şey başkaları tarafından okunabiliyor" dedi

Bu haftaki konuğumuz olan İnan Taptık, 1961 İstanbul doğumlu. Ankara İktisadi Ticari İlimler Akademisi mezunu. İlk bilgisayarını 1982'de aldı. Hayatını uzunca bir süre yazdığı programlardan kazandı.

Ancak, 40 yaşında kendini emekliye ayırıp teknede yaşamaya başladığı günlerde bir sorunla karşılaştı: Hobi olsun diye hazırladığı internet siteleri sürekli hack'leniyordu. "Kendimi hacker'lardan nasıl korurum?" diye bir araştırma yapınca, ABD'nin bilgisayar güvenlik firması Hacker Safe'le tanıştı.


Taptık, şirket merkezinin pek çok güvenlik araştırmasından geçtikten sonra Türkiye temsilcisi oldu. Halihazırda büyük firma ve kuruluşların data güvenlik sistemlerini koruyan Taptık'la günlük hayatımızı internetin son tehlikelerinden nasıl koruyacağımızı konuştuk:

Bilgisayarda ciddi bela var

Sizinle buluşmadan önce telefonda konuştuğumuzda internet kullanıcıları için ciddi bir beladan söz etmiştiniz. İsterseniz o konudan başlayalım?..
Bu, sadece internet kullanıcıları değil, bilgileri bilgisayar ortamında kayıtlı olan, yani herkesin sorunu: Kimlik hırsızlığı. Kimlik bilgileriniz, adresleriniz, numaralarınız, şifreleriniz, banka işlemleriniz, alışveriş tercihleriniz, hepsi çalınıp, başkaları tarafından kullanılabilir.

Bu eskiden de mümkün değil miydi zaten?

Elbette, hacker'lar şifre kırarak yapardı. Ama, artık çok daha kolay. Hacker olmayan, daha az yetenekli biri bile artık kimliğinizi çalabilir.

Değişen ne?

Çünkü, artık wireless (kablosuz internet) var ve kullanımı hızla artıyor. Aldığınız ve yolladığınız e-mail'lerden bankacılık bilgilerinize kadar ekranınızdaki her şey okunabiliyor.

Kim okuyabiliyor?

İsteyen herkes. Mesela, wireless'ı olan kahve zinciri dükkânlardan birine girdiniz. Ya da havaalanındasınız. Veya otelde... Oradaki wireless'a bağlandınız ve işlem yapıyorsunuz. Yaptığınız her şey arka masadaki ya da yan odadaki biri tarafından rahatlıkla görülebilir. Buna "blackberry" gibi cihazlar dahil...

Başkasının bilgisayarındaki bilgileri nasıl izliyorlar peki?

Çünkü, bu wireless dediğiniz şey aslında zaten bir yayın. Ve herkes tarafından çok kolay izlenebilir bir yayın. Sizin bilgisayarınızla wireless router'ı arasında havadaki sinyalleri herkes izleyebilir. Üstelik bunu yapmak öyle fazla bir yetenek de gerektirmez.

- Peki, acaba o bahsettiğiniz kafeler ya da havaalanlarında şöyle tipler var mıdır; birilerinin gelip bankacılık işlemlerini wireless'tan yapmasını bekleyenler... Yani avını bekler gibi?..

Tabii ki çok... Bazen kredi kartı kullanarak bir şey alanları beklerler... Bazen de gizli aşığıyla yazışanları... Bu da bir tür kapkaç sonuçta. "Wireless kapkaççılığı"... Ve bu tüm dünyanın da en yaygın siber suçudur.

Wireless'e dikkat edin
Öneriniz?..

Kesinlikle, wireless bağlantılı yerlerde bilgisayarınızdan sadece gazete veya haber portallarına bağlanın, hiç değilse insanlarla sizin için risk taşımayan bilgilerinizi paylaşmış olun.

Açık alanlarda durum böyle, ya peki evlerimizdeki wireless'ı kullanırken?..

Sizi evinizde monitor edecek kimse yoktur, ancak, burada da çok başka bir sorunla karşı karşıyasınız. O da yetkisiz kişiler tarafından sizin wireless internet hattınızın kullanılarak suç işlenebilmesi...
Banka dolandırıcılığı, çocuk pornosu vs. gibi... Belki üst komşunuz, belki de aşağıdaki lokantada oturan, hatta belki de arabasını sizin evinizin önüne park eden biri sizin wireless'nızı kullanarak birtakım suçlar işleyebilir.

Wireless şifremizin olması yetmez mi?

Yetmez. Onu da çok kolay bir şekilde kırıyorlar. Hatta nasıl kırılacağını bilgisayar dergileri ek olarak verdi. Google'a "wireless şifre kırma" yazınca bile yüzlerce program bulunuyor.

Ee o zaman evde de wireless kullanmayalım?..

Yok, kullanabilirsiniz, ama internet dünyasındaki mantık hep aynıdır: Tolere edebileceğiniz riskleri taşıyın. Çalınmasını tolere edemeyeceğiniz bilgilerinizi kablolu internet üzerinden yazışın. Ayrıca, sadece yazışmamak da yetmez, işiniz yoksa wireless'inizi kapatın. Programın içine girip disable edin. Hatta şifrelemek için de birkaç önerim olabilir:

Kablosuz internet modeminizin ayarlarından bağlanacak bilgisayarınızın MAC (Media Access Control ) numarasını tanımlayabilirseniz, başka bir bilgisayar sizin sisteminize bağlanamaz.
Bir de üreticilerin verdikleri standart cihazlardaki IP numaralarını değiştirirseniz hacker'ların işlerini çok zorlaştırmış olacaksınız.

Daha başka yöntemler de var, ancak, bu yöntemler herkes tarafından kolay uygulanabilir ve her şartta standart şifrelemeden çok çok daha güvenlidir.

Kablolu internetin olmadığı yerlerde GPRS ile bağlanmak?.. Biraz fazla tuzlu oluyor, ama güvenli mi?

Tabii daha güvenli. Çünkü şifrelenerek giden bir sistemi kullanıyorsunuz. Onun için bunu scan etmek zor. İlla ki edilir de çok daha zor ve daha büyük bir teknik yapı gerektiriyor.Bilmeden suçlu olursunuz


Peki, bu yüzden başına iş açılan insanlar var mı Türkiye'de?

Az değil. Mesela bir adamın oğlu yurtdışına eğitime gittiği sırada çevreden bağlanan birisi onların wireless'ıyla suç teşkil edecek materyaller indirmiş. Tabii ki polisler IP'sini tespit edip adamın kapısına gelmişler. Adam şok. Bilgisayarı açmayı bile bilmiyorken hakkında dava açılmış.

Mahkemeye birkaç kez gidip geldikten sonra gerçek ortaya çıkmış. O yüzden de herkese wireless'larıyla ilgili güvenlik önlemlerini bir kez daha gözden geçirmelerini tavsiye ederim.

ANNEANNELER BİLE FACEBOOK'ÇU OLACAK

Cumartesi günü itibariyle Türkiye'den Facebook'a üye sayısı 1 milyon 415 bin 768. Taptık, bu ilginin daha da devam edeceğini, çünkü kullanıcıların henüz Facebook'un gerçek dinamiklerini keşfetmediklerini söylüyor. Mesela, henüz aile ağaçlarının kurulmadığını belirten Taptık, "Bu demektir ki Facebook'a daha anneanneler, babaanneler, dedeler de üye olacak" diyor.

Size de bir 'Cookie' bırakılmış olabilir

Bu "cookie bırakmak" nasıl bir şey?

Diyelim ki bir internet sitesine girdiniz. O site daha sonra yine geldiğinizde sizi tanıması için, size hiç söylemeden bir "cookie" veriyor. Sonra, bir daha ziyaret ettiğinizde o site size, "Merhaba bilmem kim" diyor. Ama, bazı cookie'lerin işi bu kadarla da bitmiyor. Akıllı cookie'ler sizin ne yaptığınızı, başka hangi sitelere girdiğinizi, hatta mouse'nızın tüm hareketlerini takip edebiliyor. Böylece, o cookie hakkınızda epey bilgi toplamış oluyor.

Ne işe yarıyor bu bilgiler?

Online mağazaların çok işine yarıyor. Kim olduğunuzu, ne aldığınızı, satın alma alışkanlıklarınızı öğreniyorlar ve ona göre satış stratejisi geliştiriyorlar.

Peki bunu istihbarat kuruluşları da yapabilir mi?

Eğer, istihbarat kuruluşlarının sitesine girerseniz ve onlar da sizin bilgisayarınıza bir cookie koyarlarsa sizi izleyebilirler.

6 banka var

Bankalar ne kadar güvenli?

Türkiye'de bankaların data güvenliği biraz sancılı. Altı banka dışında günlük güvenlik denetiminden geçen banka yok. Oysa, bankalar günde ortalama 30'a yakın güvenlik açığıyla karşı karşıyadır.

O altı banka hangileri diye sorsak?

Söyleyemem, çünkü Türkiye'de çok ağır bir Bankacılık Yasası var. Hatırlarsanız, rahmetli Sakıp Sabancı bile kendi bankası için en güvenli demişti ve ceza ödemişti.

Güvenliği iyi olmayan bankalardaki müşterileri bekleyen tehlike ne?

Hesap bilgilerinin ortaya çıkması ya da hesapların boşaltılması.

O zaman hiç değilse şunu söyleyin: Tüketici neye göre banka seçmeli?

Bu işte tüketicinin uzaktan anlayabileceği bir ayraç yoktur. Tek yapılabilecek şey, banka güvenliğiyle ilgili haberleri yakından takip etmektir.

Hani, hiç hack'lenemeyen bir site vardı, o hâlâ ayakta duruyor mu?

Evet, hâlâ hack'lenemedi. Amerikan deniz piyadelerinin "marines.com" sitesi... Yıllardır, en çok atak alan sitelerin başında geliyor, ama hâlâ indirilemedi. Çünkü güvenliği çok sağlam.

Türk hacker'ların ünü sürüyor mu?

Hacker'likten kazanç elde etme konusunda Ruslar bir numara, ama milliyetçi tarzda davranış biçimi olarak hâlâ bir numara Türk hacker'ları.

E-mail kaydediliyor

Aslında, biz yazışmalarımızı ne kadar korursak koruyalım, bunlar zaten görülüyor değil mi?
Hepimizinki görülmüyor, ama hepimizinki algoritmalı bir düzende izleniyor.

Kim tarafından?

ABD, TC ve her kim istiyorsa... Ancak, bu izleme ülkeler tarafından elektronik, yani data boyutundaki programcıklara yaptırılıyor.

O nasıl oluyor?

Temel olarak kullandığımız sistemi, bir telefon sistemine benzetirsek biraz daha anlaşılır olur. Sizinle aramızda direkt bir hat olmadığı için görüşmeleri erişim noktalarına yani santrallere bağlanarak gerçekleştiriyoruz. Böylece, hem ulusal internet omurgamız üzerinden hem de uluslararası internet omurgası üzerinden iletişim sağlamış oluyoruz. Tabii, bu sırada da tüm yazışmalarımız geçici bir süre için sistem tarafından kayıt ediliyor. Bu kayıtlar insan gözüyle değil, programlar tarafından yapılıyor.

Ama, ne zaman ki izleyenler, "A kişisinin e-mailleri okunsun, hesaplarına bakılsın" der, ya da ne zamanki program o e-maillerin içinde bazı kelimelere rastlar, işte o zaman insan gözüyle takip seviyesine geçer.

Bu kayıtlar nerede yapılıyor?

İnternet omurgasından hat alınan herhangi bir yerde.

Böyle bir teknolojiye devletler mi sahip, yoksa canı isteyen herkes mi?

Güç odakları ve otorite sahipleri. Canı isteyen ve yetenekli bir hacker, ancak, iki kişi arasındaki yazışmayı kayıt edebilir, ama o omurgadan çıkan bütün yazışmaları tarayamaz.

Büyük güç otoritelerini kenara koysak, şirketlerde durum nasıl?

Birçok şirkette patronlar, çalışanlarının iş yerinde kullandıkları tüm ekranlarını izler. Üstelik, sadece şirketinizin e-mail adresinden yaptığınız yazışmaları değil, başka bir e-mail adresiniz varsa, onu da izlerler. Ve bu, emin olun, sanıldığından daha yaygın bir uygulamadır.

Arama motorunu kandırabilirsiniz

Arama motorlarında, kişi ya da kuruluşlar hakkında çıkan olumsuz bilgileri yok etmenin imkânı var mı?


Yok edemezsiniz, ama arama motorunu kandırabilirsiniz. Çünkü, yapılan bir araştırmaya göre, arama motorlarının ilk sayfasını açıp, ikinci sayfaya geçmeyenlerin oranı yüzde 88. Dördüncü sayfaya kadar gelenler ise sadece yüzde 1. Yani, hakkınızda istemediğiniz bilgileri yok edemezsiniz, ama 2'den sonraki sayfalara ötelerseniz, gözden kaçırmış olursunuz. Çünkü, kimse bakmıyor.

Peki, bu öteleme kolay bir şey mi?

Hiç değil. Üstelik pahalı. Çünkü istenmeyen bilgileri sonraki sayfalara kaydırıp, ilk sayfayı temizleyebilmek için en az 100 farklı kritere uygun ve en az 100 site, haberi yeniden kurgulamak gerekiyor.

'Zede' uyarısı

'Facebook'zedeler başladı mı?

Birkaç çeşit zede var. Birisi kendi adına başkaları tarafından adres alınanlar. Böyle bir duruma karşı yapabilecek tek bir şey var, o da kullanmasanız bile Facebook'a üye olmanız, kendi isim hakkınızı almanız. Artık, başkaları isminizi kullansa bile gerçeği de orada durmuş olur.

Başka zedeler?

Fotoğrafı kullanılanlar var. Facebook'a konulan resimlerin üzerinde oynamak mümkün. Ya da o resimleri başka ilişkilerin içine yerleştirmek... Bu durumlarda yapacak hiçbir şey yok. Ne mahkemeye gidebilirsiniz ne de o resimleri yok edebilirsiniz. Resimlerinizi her türlü kişi tarafından kopyalanıp kullanılabileceğini düşünerek seçin.

Kendi sayfanızı kapatsanız?

Her zaman böyle bir hakkınız var, ama kendiniz Facebook'tan çıksanız bile başkasının albümündeki fotoğraflarınızı silemezsiniz. Bu tamamen o kişiye kalmış.

Aslında, kötülük yapmak isteyenler için internet inanılmaz güzel bir mecra. Kadınlar, çocuklar, erkekler... İsteyen herkes için kötülük üretilebilir.

Sanki, "Facebook'a girmeyin" der gibisiniz, ama galiba siz de Facebook'tasınız?

'Facebook'a girmeyin' demiyorum. Ama, riskleri bilin ve bu riskleri tolere edebiliyorsanız, taşıyabiliyorsanız girin. Orada karşılaşabileceklerinizi bilin. Fotoğraflarınızı ona göre koyun.

Facebook'taki konumunuzu belirleyin. Ama, yok, ben bu riskleri tolere edemem ve riske de açığım diyorsanız o zaman meraklarınızı yenmenizi öneririm.

Kaynak: Milliyet
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

1/12/2007 - isave ile suyu az kullanmak elinizde ! Ne kadar su harcadığınızı

isave suyu az kullanmak

Isave
Suyun yetersiz olduğu bu zamanlarda az su harcamak ne kadar etkili bir yöntem tartışılır. Tabii ki az harcayalım ama az harcatmaya çalışarak ne kadar önlenebilir. Her neyse, işte bu alet ne kadar su harcadığınızı gösteriyor.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

1/12/2007 - Teknoloji ilerledi, sonunda dokunmadan şarj edebilmeninde yolu b

Teknoloji ilerledi, sonunda dokunmadan şarj edebilmeninde yolu bulundu...!

Lithiumthumb Hep hayal etmişimdir, ne hayal ettiğimi bilmeden yapmışlar. Telefonları veya şarjlı cihazları bir kabloya gerek kalmadan şarj etmek. Habere göre, elektromanyetik endüksiyon ile (ne demek bilmiyorum, sözlükten baktım) telefonumuzu yukarıda görünen cihazın yakınına koyup, 10-15 dakikada şarj edebilecekmişiz. Hazır değil ama hazır olacağını bilmek bile heyecan verici. Seiko Epson ve Murata firmasının ortak çalışması imiş.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

24/11/2007 - Türkiye'yi 200 ülkeden canlı izleyebilirsiniz...

Türkiye'yi 200 ülkeden canlı izleyebilirsiniz...

Türkiye'nin turizm açısından önemli iki ili "İstanbul ve Antalya" Earth TV aracılığıyla 200 ülkeden canlı olarak izlenmeye başlandı.

 

Earth TV yayında

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye'nin tanıtımında yeni bir ilke imza attı. Turistler tarafından en çok tercih edilen İstanbul ve Antalya'ya birer kamera kurduran ve bu illerin canlı olarak 200 ülkeden izlenebilmesini sağlayan Bakanlık, bu uygulamanın başarılı olması durumunda turizm potansiyeli olan diğer bazı illerin de canlı olarak izlenmesini sağlayacak.

Bakanlık bu uygulama için merkezi Almanya'da bulunan, 2 milyarın üzerinde seyircisi olan, 200 ülkede izlenen 45 kanala yayın yapan Earth TV ile anlaştı.

Bu anlaşma ile İstanbul'da tarihi yarımadayı gösterecek şekilde Galata'ya, Antalya'da ise Kanyaaltı'na birer kamera kuruldu. Bu kameralar aracılığıyla zaman zaman bağlantı kurularak şehirlerin güzellikleri gözler önüne seriliyor. Ayrıca şehirlerin hava durumu, o günkü etkinlikleri, destinasyon bilgileri de yayınlanmaya başlandı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdürü Özgür Özarslan ANKA'ya yaptığı açıklamada, "İlk defa yaptığımız bir proje. Diğer ülkeler de yapıyor. Bir şehri 360 derece, günün her saatinde gösteren bir uygulama. Değişik bir tanıtma metodu yani. Başarılı olması halinde başka şehirlerimize de birer kamera koyabiliriz" dedi.

Earth TV, "www. earthtv.com" adresinden de izlenebiliyor

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

24/11/2007 - 2010'a kadar altyapıya 130 milyar $ yatırılmazsa Video yükle

2010'a kadar altyapıya 130 milyar $ yatırılmazsa Video yüklemeleri interneti çökertecek...

 


Nemertes araştırma şirketinin raporuna göre internet altyapısı 2010 yılında tamamen çökecek. Çöküşe neden olarak ise internet üzerinde giderek yaygınlaşan değiş tokuş (Peer to Peer) sitelerinin sayısında yaşanan patlama gösteriliyor. İncelemeye göre, dünya üzerinde milyonlarca bilgisayar 365 gün 24 saat sürekli müzik, film ve video gibi büyük ölçekli dosyalar indiriyor. Bu da internet trafiği üzerinde büyük bir yük oluşturuyor. Araştırmalar, sanal dünyada dolaşan verilerin yüzde 25'inin paylaşım siteleri tarafından gerçekleştirildiğine işaret ediyor. YouTube'un bu yolla daha şimdiden küresel internet kapasitesinin yüzde 10'unu kullandığı belirtiliyor. Uzmanlar internet servis sağlayıcılarının kullanıcılarına daha ucuza ve daha yüksek hızda internet servisi sağlamalarının, bu trendin daha da yaygın hale gelmesine neden olduğunu belirtiyor. İnternet altyapısının artan trafiği kaldırabilmesi için 130 milyar dolarlık yatırımın yapılması gerektiği belirtiliyor. Bu yatırımların 60 milyar dolarlık kısmının acil olarak, internet trafiğinin büyük oranda idare edildiği ABD internet altyapısında gerçekleştirilmesi gerekiyor.

AYLIK 12 MİLYAR VİDEO
Camscore'un araştırmasına göre, artan paylaşım siteleriyle özellikle ABD'li kullanıcıların video indirim miktarı hızla artıyor. Araştırmada ABD'li internet kullanıcılarının yüzde 75'inin ayda ortalama 160 dakika video indirmek için internette kaldığı belirtiliyor. Aylık indirilen video miktarının ise 8.5 milyar adedi geride bıraktığı vurgulanıyor. Uzmanlar dünyada indirilen toplam video miktarının ise 12 milyar adedi geçtiğini ifade ediyor.

YATIRIMLAR YETMEYEBİLİR
Ancak internet ile ilgili kötü haberler yalnız bununla da sınırlı değil. Gelen bilgilere 130 milyar dolar olarak öngörülen altyapı yatırımlarının mevcut talebin artışını karşılamaya yönelik olduğu belirtiliyor. Gelecekte çok daha güçlü altyapı gerektiren kullanımların devreye girmesi halinde bugün yapılması planlanan 130 milyar dolarlık yatırımların da yetersiz kalacağı ifade ediliyor.

Sabah

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

24/11/2007 - Microsoft sonunda reklam işine giriyor. Yakında Google Adsense i

Microsoft sonunda reklam işine giriyor. Yakında Google Adsense ile aralarında büyük bir rekabet başlıyabilir...!

 

Google'a milyarlarca dolar kazandıran reklam gelirleri, Microsoft'a da ilham kaynağı oldu. Google Adsense'e rakip olarak Microsoft da kendi reklam servisini açıyor. Google Adsense sayesinde hem reklam verenler hem de site sahipleri yüksek gelir elde edebiliyorlar. Doğru yerde doğru kitleye yayın yapıldığı takdirde, sizi tamamen otomasyona bağlanmış akıllı bir sistem karşılıyor ve firma olarak reklam verdiyseniz, reklamlarınız anında yayınlanmaya başlıyor. Web sitesi sahibiyseniz, aynı şekilde hemen reklamdan para kazanmaya başlayabiliyorsunuz.

Şimdi Sıra Microsoft'ta!

İnternet reklamcılığı pastasından pay kapmak isteyen Microsoft ise önemli bir adım daha atarak 1 hafta sonra kendi reklam servisinin gelişmiş halini sunmaya başlayacak. Microsoft Content Ads olarak yayına açılacak olan servisin, web sitesi sahiplerine ek bir gelir sunması hedefleniyor

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

18/11/2007 - Vestel'in taşınabilir sır pili hazır... Şubat yada Mart ayın

Vestel'in sır pili hazır

Vestel Şirketler Grubu İcra Kurulu Başkanı Ömer Yüngül, cep telefonu, notebook gibi taşınabilir elektronik cihazlarda kullanılabilecek yakıt pilini ürettiklerini, Şubat ya da Mart ayında piyasaya tanıtacaklarını söyledi.
Yüngül, grubun değişik sektörlerde yeni ürünler geliştirmeye devam ettiğini söyledi. Türkiye'nin bor ve hidrojen kaynaklarını değerlendirmek amacıyla bir dizi ar-ge çalışması yürüttüklerini, bu kapsamda 1.5 yıl önce kamuoyuna verdikleri sözü yerine getirerek bir yakıt pili ürettiklerini söyledi. Yüngül, şunları söyledi:

''Yakıt pilini hazırladık. Şubat ya da Mart ayında piyasaya tanıtacağız. Pil hemen tüm sektörlerde kullanılabilecek. Özellikle dizüstü bilgisayar, telsiz gibi aletler için enerji jeneratörü olacak. Bora dayalı enerji yatırımları konusunda dünya çapında ses getirecek başka projelerimiz de var. Ancak şu an açıklayamıyoruz. Şubat ayını bekleyin. Borun yüzde 60-70'i Türkiye'de, Karadeniz'in dibi hidrojen enerjisiyle dolu. Un, şeker var, birleştirip helva yapmaya çalışıyoruz. Çok değişik ürünler planlıyoruz. Vestel'i bırakın Türkiye'ye çok büyük fayda sağlayacak projeler üzerinde duruyoruz.'' Yüngül, (Enerji projeleriniz Erke Dönergeci gibi mi ?) sorusuna, ''Erke Dönergecini boş görmeyin. Gelişmeleri izleyin'' yanıtını verdi.

İNSANSIZ HAVA ARACI OLİMPİYATLARI

İnsansız hava aracı projesinde de üretime geçtiklerini ve dünya çapında ihalelere girmeye başladıklarını dile getiren Yüngül, ürettikleri hava aracının ABD'de düzenlenen insansız hava aracı olimpiyatlarında 2. olduğunu belirtti. Aracın tamamen Türk mühendislerinin yazılımıyla üretildiğini belirten Yüngül, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Hava aracını yapmaya karar verdik, (Yabancı destek almadan yapamazsınız) dediler. Teknik üniversiteye projeyi verdik. 15 ayda ürün çıktı. Bu ürüne kimse inanmıyordu. Bu alanda uygulama yapan 500 firmanın katılımıyla ABD'deki olimpiyatlara katıldık ve 2. olduk. Dereceye girmemiz bize moral verdi ve yeni fikirler de oluştu. İnsansız araçlarımız ülkemizde çeşitli kurumlarca kullanılıyor. İçişleri Bakanlığı ile bazı projeler hakkında görüşüyoruz. Bu araç ülke sınırı, boru hatları gözlemlerinin yanında miting ve maçlarda da kullanılabiliyor. Uluslararası ihalelere de katılıyoruz. Konuyla ilgili Pakistan, Malezya ve Avusturya'yla görüşüyoruz.''

YENİ HEDEFLER

Grubun 2006 yılında 3,8 milyar dolar ciro yapmasının beklendiğini, bunun yaklaşık 800 milyon dolarının iç piyasa kaynaklı olduğunu dile getiren Yüngül, 2007 yılında 4 milyonu LCD olmak üzere 11 milyon adet TV, 3 milyon buzdolabı, 2,5 milyon çamaşır makinesi, 1 milyon fırın, 10 milyon adet dijital kutu, 250 bini dizüstü 500 bin adet bilgisayar üreteceklerini belirtti. 2007'de bulaşık makinası fabrikasının da üretime başlayacağını belirten Yüngül, en az 100 milyon dolar yatırım planladıklarını ifade etti. Yüngül, grubun yazılım ürünleri ihracatının ise 30-35 milyon dolar civarında olmasını beklediklerini, havacılık sektörüne yönelik kablo donanımı işini de geliştireceklerini ifade etti.
AA
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Image Hosted by ImageShack.us
<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

MSN ve WEB HAKKINDA ARADIĞINIZ HERŞEY (avatar, şekilli yazilar, banner yapımı, nick, ifadeler, spaces, blog dizayn, smiley, hareketli, parıltılı harfler, cafcafli, resimli, çizgi, harfler, komik resimler, hareketli msn resimleri, arka planlar, online sayaç, takvim, saat, anket, hava durumu, haber, güncel, online ziyaretci, hit sayacı ekle, animasyonlu şekilli kelimeler, yemek tarifleri, bilgisayar bilim cd cep telefonu dvd facebook google inşaat internet live messenger microsoft nokia oyun pc program sanal

Kategoriler


HEMEN BAĞLAN :
- Yemek Tarifleri
- Galatasaray Sitesi
- Lincoln Sitesi
- Fenerbahçe Sitesi
- Msn Üzerine Herşey
- Bedava Oyun
- Şarkı Sözleri
- Şarkı Oku
- Ufo Dünyası
- Süper Örgücü
- Kurtlar Vadisi Efsanesi
- Lcd ve Plazma TV üzerine Herşey
- Rüya Tabirleri
- Astroloji ve Burçlar
- Kocaeli ve İzmit Bilgileri
- Ömür Boyu Aşk
- Arabalar Hakkında Herşey
- Mimber Ciddi Konular Merkezi
- Haber Dünyası
- Apple iphone Hakkında Herşey
- Piramit Gerçeği
- Origami Ustası
- Arzum Onan
- İş Yaşamı Hakkında HErşey
- Özel Kocaeli Kombi Servisi
- Namak Makina

Eğlence Siteleri :
- Mavi Kaplan Efsanesi Yurtdışı
- Mavi Kaplan Efsanesi-2
- Komik Çikolata
- Mavi Kaplan Efsanesi-3
- Süper Komik
- Koskomik Şempanze
- Cem Yılmaz Fan Klübü
- Bomba Komik
- Ayraniç Efsanesi
- En Komik Blog
- Gözlüklü Yılan
- Hayatımız Komedi

Para Kazandıran Siteler :
- Adsense Hakkında Herşey
- Adsense ile Para Kazan
- Kredi Kartları

Tatil - Seyahat Siteleri :
- Süper Tatil
- Rüya Tatil Rehberi
- Antalya Rehberi
- Tatil Dünyası
- Kaş Holiday

Dizi Film Siteleri :
- Lost Dizisi
- Heroes Dizisi
- Dizi Film Dünyası


İngilizce Tatil Siteleri :
- Holiday Free
- Holiday Free-2
- Holiday Free-2
- Turkish Dreams
- Best Hotel
- Travel Turkey


İngilizce Siteler :
- Fantastic Tigar
- Comic World Turkey
- Apple iphone World
- New Super Cars


Sağlıkla ilgili Siteler :
- SAĞLIK SİTESi
- EPİLAZER
- Sağlık Turizmi
- SAÇ DÖKÜLMESi
- SAÇ HEKİMİ
- Diş Üzerine Herşey
- Lazer Epilasyon


Arkadaşlarım

reissercan
teknolojihaber
myhappyending
greenroad
yozgatliyim
dewilsdragoon
siyahgul79
alternatifblog
izmirliblogcu
teknolojistik
Sizde Aylığı 30 Ytl olan bu alana, Reklam vermek isterseniz bluetigarturkey@gmail.com adresimize mail atın !
Tatil Cenneti Antalya'nın Kaş ilçesini, tüm detaylarıyla aşağıdaki kutucukta bulabileceksiniz.Özellikle Kaş, Kalkan, Kaputaş Plajı ve Patara plajını mutlaka görün..!
Antalya Kaş'ta Süper bir tatil yapmak istiyorsanız Tıklayın...!